Showing posts with label movie. Show all posts
Showing posts with label movie. Show all posts

3/5/10

Ordu Yapılanmasında Yeni Anlayış: Starship Troopers


Bu ara kapıldığım Star Wars rüzgarının ardından, uzay temalı sci-fi film arayışımda imdb'de yaklaşık 80bin kişiden aldığı 7.2 ile güzel bir yapım olabileceği intibası uyandıran bir filmden kısaca bahsedeceğim: Starship Troopers.
İzlerken senaristiyle yönetmeniyle oyuncularıyla bir erotik film ekibiyle çekildiğinden şüphe ettiren bu yapımı kısaca anlatacak olursak: Gelecek bir zamanda askeri dikta altında birleşen dünya, karantina altında bulunan bir gezegendeki dev böceklerin azıtmaları sonucu savaşa girer. Tamamı karikatür tiplerden oluşan oyuncu kadromuzun kahramanlıklarının ardı arkası gelmez ve zafer kazanılır. Tabi bunda koğuşta, tuvalette, duşta, savaş alanında sürekli beraber olan kadınlı erkekli ordunun sürekli "biz o. çocuğuyduk" ekolünden bir lise sınıfı gibi sinirden stresten uzak laubali tavırlarının saha performansını hayal edilemez şekilde artırarak her askeri kahraman haline getirmesinin payı büyük. Bir sahnede başroldeki subayımız, çavuşuyla sevişirken daha üst rütbeli başka bir subayın çadıra girip "Bilmem nereye sevkediliyoruz ama siz işinizi bitirin, 20 dakikanız var" diyerek onlara çanak tutması ne demek istediğimi anlatmıştır size umarım.
Eğer hayallerdeki ordu yapısını görmek ve ağzınızı açık bırakacak bir film izleyip, kahramanlık öykülerinden ilham almak istiyorsanız bu filmi mutlaka izleyin. Tabi TVde izdivaç programı bile olsa izleyecek daha iyi bişeyiniz yoksa.

10/30/09

District 9


Uydunet 4 mbps limitsiz tarifenin verdiği rahatlıkla ne bulursan izle politikama yaptığım dönüş sonrası izlediğim filmlerden benim en çok takdir ettiğim olanı hakkında bir kaç bişeyler söylemek istedim. Söz konusu film başlıktan ve posterden anlaşılmıştır heralde. En üstteki Peter Jackson yazısı Hostel'deki Tarantino gibi, Peter abimiz presents. Yani yapımcı veya tavsiye etmiş ya da öyle bişe. Olsun yine de Hostel'deki gibi hayal kırıklığı değil en azından. Neyse usulu bırakalım esasa gelelim:
District 9.
Konu olarak çok klasik görünse de (dünyaya gelen uzaylılar), diğer filmlerdeki akrabaları gibi yok dünyayı yok etmeye geldik, yok insanlığı yok etmeye geldik, yok sizi kölemiz yapacaz, yok size yardım edecez, yok dünyayı kurtaracaz falan demiyorlar. Hatta hiç bir şey demiyorlar ve büyük ihtimalle neden geldiklerini kendileri de bilmiyorlar. Ki gelirken ne kadar amaçsız olduklarını NYC, Washington, Londra, Paris, Moskova'ya falan değil de Johannesburg'a gelerek gösteriyorlar. Bu noktada başlayan ilginç yaklaşım, uzaylıların gemiden inmeyip insanlar tarafından gemiye girilip ölmek üzereyken kurtarılmalarıyla devam ediyor. Sonrasında bir mülteci kampına yerleştirilip bir getto hayatı sürmeye başlıyorlar ve komşuları da Nijeryalı göçmenler.


Her türlü adi suç ve her türlü pislik kendilerinde mevcut. Hırsızlık, fuhuş, silah kaçakçılığı vb. Zaten insanlar da geçen süre zarfında onlara karşı tavrını koymuş: Başka ülkeden olsalar eyvallah ama bu dünyadan bile değiller defolup gitsinler. İnsanların her türlü kötü muamelesi ve ayrımcılığına maruz kalıyorlar (tiplerini gördükten sonra hak verilebilir gerçi). Tabi bu noktada devasa gemileri ve silahları baya bir zeki ve bizden ileri olduklarını işaret ederek, "Oğlum madem bu kadar aşmışlar neden birşey yapmıyorlar?" sorusunu sordursa da, sesimizi duymuşlar cevabımızı vermişler: Gelenler işçi sınıfından, emir almazlarsa kendi başlarına büyük işlere kalkışamıyorlar. Aynı koyun toplum yani.
Çok genel olarak dikkatimi çeken ve bence farklılığı yaratan noktalar bunlar. Tabi bunların yanında bir de filmin gerçek hikayesi var ama ona değinmek istemiyorum, izleyin görün derim. Her ne kadar göze batan noktalar ve karakter bazındaki olayların klasik bir aksiyon bilim-kurgu filmi tadı taşıması kendini hissetirse de, genel bakıştaki farklılık filmi izlenebilir kategorisine sokmaya yetiyor.